DİYARBAKIR - MARDİN - ŞANLIURFA -GAZİANTEP
4 gün - 3 gece
Halfeti - Nemrut Dağı - Balıklıgöl - Göbeklitepe
Mardin Sokakları - Dara Ören Yeri
Midyat - Hasankeyf - Diyarbakır
1 gece Mardin MESOPOTAMİA Otelde ( Park DEDEMAN ) Konaklama
2 gece Şanlıurfa 5* NEVALİ Otelde Konaklama
Sun Express Havayolları ile: İzmir - Diyarbakır ; Gaziantep - İzmir
| No | Gidiş Tarihi | Dönüş Tarihi | Gidiş Uçuş Bilgileri | Dönüş Uçuş Bilgileri |
| 1- | 29 Ocak 2026 | 01 Şubat 2026 | ADB - DIY 05:45 - 07:45 | GZT - ADB 22:45 - 00:40 |
| 2- | 19 Mart 2026 | 22 Mart 2026 | ADB - DIY 05:45 - 07:45 | GZT - ADB 22:45 - 00:40 |
Siz kıymetli misafirlerimizle saat 03:30 `da İzmir Havalimanında Sun Expres Havayolları önünde buluşuyor ve saat 05:45`de kalkacak olan Diyarbakır uçağı için C.IN işlemlerimizi yapıyoruz.( İzmir havalimanı transferini bizimle yapacak olan misafirlerimizi saat 02:00 `de Kuşadası Eski Egemed Saydam Polikliniği Önünden ; 02:30 da da Söke tren garı önünden alıyoruz ). Saat 07:45`de Diyarbakır Havalimanına iniş yapacak uçağımızdan valizlerimizi aldıktan sonra , bizi bekleyen aracımızla buluşarak kahvaltı yerimize hareket ediyoruz. Keyifle yapacağımız meşhur Diyarbakır kahvaltısının ardından ,surların arasından Diyarbakır merkeze giriyoruz. Önemli bir kültür şehri olan Diyarbakır tarihin her dönemin de büyük uygarlıkların kültürel ve ekonomik faaliyetlerin merkezi olarak kabul edilmiştir. Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının en önemli kavşak noktalarının üzerinde bulunan Diyarbakır hem İslamiyet öncesi, hem de İslamiyet`ten sonraki dönemlerde önemini kaybetmeyerek günümüzde de özelliğini koruyan bir şehirdir. Ulu Cami , Hasan Paşa Hanı , Dört ayaklı minare , Cahit Sıtkı Tarancı Evini gezdikten sonra , On gözlü köprüde de alacağımız fotoğraf molamızın ardından , Hasankeyf`e doğru hareket ediyoruz. Hasankeyf, Batman`a bağlı olan, iki yakasını Dicle`nin ayırdığı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi, 12.000 yıl öncesine kadar gitmektedir. 1981`de doğal koruma alanı ilan edilmiştir. Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle Nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir kısmının nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişti. Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle bahsedilen şehir "Mağralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına Arapça ve "Hısnı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür. Yeni halini görüp Dicle üzerinde yapacağımız tekne turunun ardından ,Midyat`a doğru hareket ediyoruz. Konuk Evini gezdikten , parfüm - saat - Süryani Şaraplarından - Süryani gümüş takılarından , nazar boncuklarından aldıktan sonra, İlk durağımız Dayrülzafaran Manastırı. Mardin Ovasına hakim bir noktada bulunan Süryani Manastırı üç kattan oluşur. Manastır 5`inci yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18`inci yüzyılda kavuşmuştur. Manastır, M.Ö. Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi. Burada Süryaniler hakkında bilgi aldıktan sonra da Mardin`de Kasımiye Medresesine gidiyoruz. Günümüze kadar mükemmel yapısıyla ayakta kalabilen medresenin yapımına Artuklu Dönemi`nde başlanmış ve Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde 1457-1502 yıllarında tamamlanmıştır. İki katlı, kubbeli, tek ve açık avlulu bir medresedir. Mardin yapılarının en büyüklerindendir. Mardin sokaklarını gezerek ,bol bol fotoğraf çekimlerimizi de yaptıkdan sonra ,badem şekeri , bıttım sabunu , Süryani kurabiyesi vb. alışverişlerimizi yapıp Mardin sokaklarında alacağımız serbest zamanın ardından akşam yemeği ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz. Mardin Mesopotamia Otel ( Park Dedeman )
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından ,Dara Ören yerine doğru hareket ediyoruz. Eski Mezopotamya`nın en önemli kentlerinden birisi olan Dara, bugün küçük bir köy yerleşmesi haline gelmiştir Büyük İskender`le Pers İmparatoru Darius`un savaşına sahne olmuş bu antik yerleşim İran Hükümdarı ünlü "Darayuvaşi" tarafından kurulmuş ve çeşitli dönemlerde İranlılarla Romalılar arasında el değiştirmiştir Kent, 7 yüzyıl sonlarına doğru Emevilerin, daha sonra Abbasilerin, 15 yüzyılda da Türklerin hâkimiyetine girmiştir Kalıntılar arasındaki büyük kesme taşlar ve bulunan sikkelerden Dara`nın geçmişte büyük ve görkemli yapılara ve zengin hazinelere sahip olduğu anlaşılmaktadır 008 yılından itibaren başlatılan kazılarda büyük bir medeniyetin kalıntıları ortaya çıkarıldı. Dara kentinin büyük bir bölümü ise hala toprak altındadır. İzmir`deki Efes Kenti kadar paha biçilemez olarak tarif edilen Dara Ören Yeri, üç farklı dinin ortak noktada buluştuğu devasa bir Nekropol`e de sahiptir. Mezopotamya`nın en önemli merkezlerinden biri olduğu düşünülen Dara Ören Yeri, bugün Oğuz köyü ile iç içe geçmiş durumdadır. Hayranlık ve şaşkınlıkla köy evlerinin altındaki su sarnıçlarını , Nekropol alanını gezdikten sonra, Şanlıurfa'ya doğru devam ediyoruz. İlk durağımız Göbeklitepe.. İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, yerleşik tarih anlayışını ve bilgilerini değiştirip, dinler tarihini sorgulatacak, bir kısmımızın varlığından haberi dahi olmadığı bir arkeolojik çalışma 1995 yılından beri Urfa Göbeklitepe`de devam ediyor. İnşası Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere`de bulunan Stonehenge`den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski. Ayrıca yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır. İnşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor. Bizde şimdiye kadar ortaya çıkan kısmını görüp rehberimizden bilgi aldıktan sonra şehir merkezine dönerek Balıklıgöl ile başlıyoruz. Balıklı Göl ....Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır...Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim`in doğduğu mağarada bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi`nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır... Balıklıgöl platosu dediğimiz alanı rehberimiz eşliğinde gezdikten sonra Urfa çarşılarında alacağımız serbest zamanda pul biber , isot , bulgur vs...alışverişlerimizi de yaptıkdan sonra otelimize hareket ediyoruz. Konaklama ve akşam yemeğimiz otelde.. 5* Şanlıurfa Nevali Otel
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , Adıyaman Kahta`ya doğru ilerliyoruz. Kahta da bizi bekleyen minibüslerimizle buluşup Nemrut Dağına doğru çıkmaya başlıyoruz. Nemrut Dağı, hem volkanik bir dağ, hem doğal anıt hem de insan eliyle yapılan bir tarihi eser olma özelliğini taşıyor. Bu yüzden 1987 senesinden beri UNESCO Dünya Mirası Listesi`nde. 2150 metre yüksekliğe sahip olan dağ, MÖ 1. yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından gizem dolu devasa heykellerle donatılmış. Heykeller nedeniyle "Tanrıların Dağı" diye de adlandırılan Nemrut`un pek çok noktasına bugün hala ulaşım sağlanamıyor. Tamamen insan eliyle yapılmış olan höyüklerde ve mezarlarda neler olabileceği konusu hala sır. Ancak, bu dağı ve dağdaki eserleri en ilginç yapan nokta, bugünün teknolojisiyle dahi ulaşılamayan bu eserlerin o zamanın teknolojisiyle oraya nasıl getirildiğinin bilinmemesi.Çok tanrılı dinlerin bir hayli yaygın olduğu bir dönemde yapılan bu heykeller, hem Pers İmparatorluğu`na hem de Yunan kültüründen izler taşıyor. Bu yüzden dağda tanrıları simgeleyen ve boyutu 10 metreye ulaşan dev heykeller yer alıyor. Aslında her bir heykel kralın aklındaki dinleri birleştirme vizyonunun ve bunu başarmak için gösterebileceği çabanın ne denli devasa olduğunu gözler önüne seriyor. Hayranlıkla izleyeceğimiz manzaranın ardından tekrar aracımızla buluşarak , Adıyaman`nın yöresel lezzetlerini tatmak için restaurantımıza hareket ediyoruz. Alacağımız öğle yemeği molamızın ardından Şanlıurfa`nın konik evlerini görmek için Harran`a doğru devam ediyoruz. Harran`ı n en çok ilgi çeken yanı, bindirme tekniğinde yapılmış külah biçimindeki konik kubbeli evleridir. Kubbeli evlerin tarihi, MÖ. VI. bine kadar gitmektedir. Kubbeli ev geleneği, Mezopotamya, Transkafkasya ve Ege`de MÖ. III. bine kadar devam ettirilmiştir. Anadolu`da kubbeli evlerin yoğun olarak tespit edildiği iki bölge vardır. Birinci bölge Urfa-Birecik arasındaki bölgedir. İkinci bölge ise, Urfa-Akçakale arasındaki bölgedir. Kerpiç kubbe ile örtülmüş bu evlerden farklı olarak Harran evlerinin kubbelerinde tuğla da kullanılmıştır.Harran evleri bölge iklimine uyumlu olarak yaz aylarında serin kış ise sıcaktır.Yöresel kıyafetlerden giyip fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra Urfadaki otelimize doğru hareket ediyoruz ve dileyen misafirlerimizle yemekli sıra gecesine gidiyoruz. Yöresel müzikler eşliğinde keyifli bir akşam geçirdikten sonra konaklama için otelimize hareket ediyoruz. 5* Şanlıurfa Nevali Otel
Otelde alacağımız sabah kahvaltımızın ardından Halfeti`ye doğru çeviriyoruz .Halfeti Şanlıurfa`nın Fırat nehri kenarında bulunan şirin bir ilçesidir. Birecik barajının yapılmasından sonra evlerin çoğu suyun altında kalmıştır. Buna rağmen güzelliğinden hiç birşey kaybetmemiştir Halfeti. Dünya da siyah gülün nadir yetiştiği yerlerden de biridir. Burada yapacağımız keyifli tekne turumuzun ardından , alacağımız serbest zamanda dileyen misafirlerimiz kahvelerini içebilir , alışveriş yapabilirler. Bu keyifli saatlerin ardından , fıstık ağaçlarının arasından Gaziantep`e doğru ilerliyoruz. Gaziantep de ilk molamız Zeugma Müzesi ( kapanış saatine yetişilemezse , ertesi gün yapılacaktır. ) Zeugma Mozaik Müzesi . Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçisi ve arkeologların aynı zamanda tarih ve kültür meraklılarının göz bebeği Türkiye`yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir zenginliğe sahip. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzesini hayranlıkla gezikten sonra Gaziantep şehiriçinde alacağımız serbest zamanda dileyen misafirlerimiz akşam yemeğini yiyebilir, dileyen misafirlerimiz Gaziantep'in meşhur yöresel ürünlerinden alışverişlerini yaptıktan sonra Gaziantep Havalimanına hareket ediyoruz. İzmir için saat 22:50 de kalkış yapacak olan Sun Express Havayollarına ait uçağımıza C.IN işlemlerimizi yaptırıyoruz. Saat 00:40 da İzmir Adnan Menderes Havalimanına iniş yapacak olan uçağımızdan valizlerimizi aldıktan sonra , bir sonraki KUŞADASI TOURS seyahatinde buluşmak üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz.
Turistik Doğu Ekspres ile seyahatimiz , KARS - ERZURUM arası 4 saatlik keyifli bir yolculuktur.
4 gün - 3 geceDoğubayazıt - Tuz Mağaraları - Çıldır Gölü - Ani - Sarıkamış - Kemaliye - Divriği - Sivas - Ankara
6 gün - 5 geceDoğu Ekspres Trenin de pulman koltukda Kars'dan Erzuruma muhteşem manzaralar eşliğinde yolculuk
3 gün - 2 geceErzurum - Palandöken Kayak Merkezi - Sarıkamış - Kars - Çıldır - Ani Ören Yeri - İliç Kemaliye - Divriği - Sivas - Ankara
5 gün - 4 geceNemrut Dağı - Halfeti - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Hasankeyf
4 gün - 3 gece