GAZİANTEP - ŞANLIURFA - MARDİN - DİYARBAKIR
Halfeti - Nemrut Dağı - Balıklıgöl - Göbeklitepe
Mardin Sokakları - Dara Ören Yeri
Midyat - Hasankeyf - Diyarbakır
Sun Express Havayolları ile
İzmir - Gaziantep ; Diyarbakır - İzmir
4 gün - 3 gece
2 gece Şanlıurfa NEVALİ Otelde konaklama
1 gece Mardin MESOPOTAMİA Otelde ( Park DEDEMAN ) konaklama
1. Gün ... Gaziantep Havalimanı - Zeugma Müzesi - Şahinbey Milli Mücadele Müzesi - Gaziantep sokakları - Halfeti ve Şanlıurfa Nevali Otelde konaklama
2. Gün ... Nemrut Dağı - Göbeklitepe - Balıklıgöl - Sıra Gecesi ve Şanlıurfa Nevali Otelde konaklama
3. Gün ... Mardin - Dayrülzafaran Manastırı - Kasımiye Medresesi - Mardin Sokakları ve Mardin Mesopotamia ( Park DEDEMAN ) Otel konaklama
4. Gün... Dara Ören Yeri -Nusaybin üzerinden Midyat - Hasankeyf - Diyarbakır ve Diyarbakır Havalimanı
| NO | Gidiş Tarihi | Dönüş Tarihi | Gidiş Uçak Bileti | Dönüş Uçak Bileti |
| 1- | 14 Mart 2026 ( Ara Tatil ) | 17 Mart 2026 | ADB - GZT / 06:00 - 07:40 | DIY - ADB / 23:10 - 01:25 |
| 2- | 19 Mart 2026 ( Bayram Tatili ) | 22 Mart 2026 | ADB - GZT / 06:00 - 07:40 | DIY - ADB / 23:10 - 01:25 |
Sabah siz kıymetli misafirlerimizle saat 04:00 da İzmir Havalimanında buluşuyoruz. ( Transferini bizimle yapacak olan misafirlerimiz saat 02:30 de Kuşadası Türkmen Mahallesi Candan Tarhan Bulvarı Süper Coffee , saat 03:00 da Söke tren garı önünden alıyoruz ) 06:00 da Gaziantep`e hareket edecek olan Sun Express Havayollarına uçağımız için C.IN işlemlerimizi yapıyoruz ve saat 07:40 da Gaziantep havalimanına iniş yapacak uçağımızdan valizlerimizi aldıktan sonra bizi bekleyen aracımızla buluşup rehberimizin önereceği yerde kahvaltımızı keyifle yapıyoruz.Kahvaltımızın ardından ilk durağımız Şahin Bey Milli Mücadele Müzesi. Hayranlıkla gezeceğimiz müzemizin ardından restore edilmiş Şahinbey mahallesi sokaklarında yapacağımız yürüyüş sonrası Metanet katmere uğrayıp meşhur Antep katmerinin tadına bakıp Tahmis kahve de kahvelerimizi içtikden sonra Bakırcılar çarşısı , Almacı Pazarı gezilerimizi tamamlayıp kuru patlıcan-biber , antep fıstığı , bakır , baklava alışverişlerimizi de tamamlayıp Bey Mahallesine doğru devam ediyoruz. Zeugma Müzesine hareket ediyoruz. Zeugma Mozaik Müzesi . Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, sanat tarihçisi ve arkeologların aynı zamanda tarih ve kültür meraklılarının göz bebeği Türkiye`yi ziyaret etmek için tek başına sebep oluşturabilecek bir zenginliğe sahip. Gerek bina büyüklüğü gerekse sergilenen mozaiklerin kapladığı alan bakımından dünyanın en büyük mozaik müzesini hayranlıkla gezikten sonra yönümüzü Halfeti`ye doğru çeviriyoruz .Halfeti Şanlıurfa`nın Fırat nehri kenarında bulunan şirin bir ilçesidir. Birecik barajının yapılmasından sonra evlerin çoğu suyun altında kalmıştır. Buna rağmen güzelliğinden hiç birşey kaybetmemiştir Halfeti. Dünya da siyah gülün nadir yetiştiği yerlerden de biridir. Burada alacağımız öğle yemeğimizde şaput balığı , haşhaşlı kebap veya diğer kebap çeşitlerinden oluşan yemeğimizi aldıktan sonra , yapacağımız keyifli tekne turumuzun ardından Şanlıurfa`ya doğru devam ediyoruz. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız otelimizde. Otelimiz 5* NEVALİ Otel. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız otelimizde .
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından Adıyaman Kahta`ya doğru ilerliyoruz. Kahta da bizi bekleyen minibüslerimizle buluşarak Nemrut dağına doğru çıkmaya başlıyoruz. Nemrut Dağı, hem volkanik bir dağ, hem doğal anıt hem de insan eliyle yapılan bir tarihi eser olma özelliğini taşıyor. Bu yüzden 1987 senesinden beri UNESCO Dünya Mirası Listesi`nde. 2150 metre yüksekliğe sahip olan dağ, MÖ 1. yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından gizem dolu devasa heykellerle donatılmış. Heykeller nedeniyle "Tanrıların Dağı" diye de adlandırılan Nemrut`un pek çok noktasına bugün hala ulaşım sağlanamıyor. Tamamen insan eliyle yapılmış olan höyüklerde ve mezarlarda neler olabileceği konusu hala sır. Ancak, bu dağı ve dağdaki eserleri en ilginç yapan nokta, bugünün teknolojisiyle dahi ulaşılamayan bu eserlerin o zamanın teknolojisiyle oraya nasıl getirildiğinin bilinmemesi.Çok tanrılı dinlerin bir hayli yaygın olduğu bir dönemde yapılan bu heykeller, hem Pers İmparatorluğu`na hem de Yunan kültüründen izler taşıyor. Bu yüzden dağda tanrıları simgeleyen ve boyutu 10 metreye ulaşan dev heykeller yer alıyor. Aslında her bir heykel kralın aklındaki dinleri birleştirme vizyonunun ve bunu başarmak için gösterebileceği çabanın ne denli devasa olduğunu gözler önüne seriyor. Hayranlıkla izleyeceğimiz manzaranın ardından tekrar aracımızla buluşarak Şanlıurfa`ya dönüyoruz. Öğle yemeğimizi aldıktan sonra Göbeklitepe`ye doğru ilerliyoruz. İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak, yerleşik tarih anlayışını ve bilgilerini değiştirip, dinler tarihini sorgulatacak, bir kısmımızın varlığından haberi dahi olmadığı bir arkeolojik çalışma 1995 yılından beri Urfa Göbeklitepe`de devam ediyor. İnşası Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe İngiltere`de bulunan Stonehenge`den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eski. Ayrıca yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır. İnşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor. Bizde şimdiye kadar ortaya çıkan kısmını görüp rehberimizden bilgi aldıktan sonra , Şanlıurfa`nın konik evlerini görmek için Harran`a doğru devam ediyoruz. Harran`ı n en çok ilgi çeken yanı, bindirme tekniğinde yapılmış külah biçimindeki konik kubbeli evleridir. Kubbeli evlerin tarihi, MÖ. VI. bine kadar gitmektedir. Kubbeli ev geleneği, Mezopotamya, Transkafkasya ve Ege`de MÖ. III. bine kadar devam ettirilmiştir. Anadolu`da kubbeli evlerin yoğun olarak tespit edildiği iki bölge vardır. Birinci bölge Urfa-Birecik arasındaki bölgedir. İkinci bölge ise, Urfa-Akçakale arasındaki bölgedir. Kerpiç kubbe ile örtülmüş bu evlerden farklı olarak Harran evlerinin kubbelerinde tuğla da kullanılmıştır.Harran evleri bölge iklimine uyumlu olarak yaz aylarında serin kış ise sıcaktır.Yöresel kıyafetlerden giyip fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra şehir merkezine dönerek Balıklıgöl ile başlıyoruz. Balıklı Göl ....Balıklıgöl, 150 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Derinliği 3-5 metre civarındadır. İçinde efsanelere konu olan sazan türü balıklar bulunmaktadır. Bu balıklara halk tarafından saygı gösterilir ve yenilmez. Rivayete göre Hz. İbrahim ateşe atıldıktan sonra, bir mucize gerçekleşir ve etraf güllük gülistanlık olur. Bu mucizenin gerçekleştiği mekânın Balıklıgöl ve çevresi olduğuna inanılır. Dini bayramlar da ile Mevlit ve Kandil gecelerinde en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşır...Balıklıgöl Platosunda Hz. İbrahim`in doğduğu mağarada bulunmaktadır. Üç semavi dinin atası olarak kabul edilen Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın ziyaretçisi hiç eksik olmaz. Her dinden her ülkeden ve her şehirden ziyaretçinin yılın her mevsiminde bu mağarayı ziyaret eder. Hz.İbrahim`in doğduğu mağaranın hemen yanında yaşadığı dönemin din âlimi olan Beddiüzaman Said Nursi`nin vefat ettikten sonra ilk defnedildiği mezarı da bulunmaktadır... Balıklıgöl platosu dediğimiz alanı rehberimiz eşliğinde gezdikten sonra Urfa çarşılarında alacağımız serbest zamanda pul biber , isot , bulgur vs...alışverişlerimizi de yaptıkdan sonra otelimize hareket ediyoruz ve dileyen misafirlerimizle yemekli sıra gecesine gidiyoruz. Yöresel müzikler eşliğinde keyifli bir akşam geçirdikten sonra konaklama için otelimize hareket ediyoruz. 5* NEVALİ Otel
Hava şartlarından dolayı Nemrut dağına çıkış yapılamayabilir...!!
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , Mardin`e doğru hareket ediyoruz. Yolda alacağımız molaların ardından Mardin`de Kasımiye Medresesine gidiyoruz. Günümüze kadar mükemmel yapısıyla ayakta kalabilen medresenin yapımına Artuklu Dönemi`nde başlanmış ve Akkoyunlu Hükümdarı Cihangiroğlu Kasım Padişah döneminde 1457-1502 yıllarında tamamlanmıştır. İki katlı, kubbeli, tek ve açık avlulu bir medresedir. Mardin yapılarının en büyüklerindendir. Detaylıca gezip muhteşem fotoğraflarımızı çektikten sonra, Dayrülzafaran Manastırına geçiyoruz. Mardin Ovasına hakim bir noktada bulunan Süryani Manastırı üç kattan oluşur. Manastır 5`inci yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18`inci yüzyılda kavuşmuştur. Manastır, M.Ö. Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi. Burada Süryaniler hakkında bilgi aldıktan sonra da Mardin sokakları için merkeze hareket ediyoruz. Burada badem şekeri , süryani kurabiyesi , sabun vb. alışverişlerimizi yapıp Mardin sokaklarında alacağımız serbest zamanda bol bol fotoğraf çekimlerimizi yapıp akşam yemeği ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz. Otelimiz 5* Dedeman Park
Sabah otelimizde kahvaltının ardından Dara Ören'e ulaşıyoruz. Eski Mezopotamya`nın en önemli kentlerinden biri olan Dara, bugün küçük bir köy yerleşmesi haline gelmiş Büyük`le Pers İmparatoru Darius`un savaşa sahne olmuş bu antik yerleşim İran Hükümdarı ünlü "Darayuvaşi" tarafından ve çeşitli dönemlerde İranlarla birlikte yaşamak arasında el değiştirmiştir Kent, İskender 7 yüzyıl sonlarına doğru Emevilerin, daha sonra Abbasilerin, 15 yüzyılda da Türklerin sağlığına kavuştukları büyük taşlar ve bulunan sikkelerden Dara`nın büyük ve 008 yılından bu yana yapılan kazılarda ve zengin hazinelere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir medeniyetin kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Dara kentinin büyük bir bölümü ise hala toprağın altındadır. İzmir'deki Efes Kenti'ne kadar paha biçilemez olarak tarif edilen Dara Ören Yeri, üç farklı dinin ortak noktasında buluştuğu devasa bir Nekropol'e de sahiptir. Mezopotamya`nın en önemli bilgilerinin biri olduğu düşünülüyordu Dara Ören Yeri, bugün Oğuz köyü ile iç geçmişini öğren. Hayranlık ve şaşkınlıkla köy evlerinin altında su sarnıçlarını, Nekropol kapanmasını gezdikten sonra, Nusaybin üzerinden Beyazsu`ya hareket ediyoruz. Beyazsu da buz gibi suyun yanında alacağımız kahve molamızın ardından Midyata doğru devam ediyoruz. Midyat da alacağımız öğle yemeğinin ardından, Midyat Sokaklarını, Konuk Evini gezip, parfüm - saat - gözlük - telkari gümüş - Süryani şarabı alışverişlerimizi de gerçekleştirdikdan sonra Süryani kültürü hakkında da bilgi toplayıp fotoğraf çekimlerimizi tamamlıyoruz. Süryani, kökeni Mezopotamya`nın en eski dönemlerine kadar dayanan bir halka verilen isimdir. Süryani olan kişilerin Hıristiyanlığı kabul etmeleri. Eski bir kültüre sahip oldukları için bu yapıyı paylaşmamışlar. Mezopotamya`nın Sami kökeninden gelen Süryaniler çeşitli bilgilere sahip bir topluluktur. Alışverişlerimizi paylaştık, fotoğraf çekimlerimizi de yaptıkdan sonra, başka bir cennete Hasankeyf`e doğru yol ticareti. Hasankeyf, Batman`a bağlı olan, iki yakasını Dicle`nin ayırdığı tarihi bir ilçedir. İlçenin tarihi, 12.000 yıl öncesine kadar gitmektedir. 1981`de doğal koruma alanı ilan edilmiştir. Kuzeyden güneye gelip giden Dicle Nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir bölümünün nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişmiştir. Kayalara oyulmuş konutları nedeniyle, Süryânice Kifo (kaya) kelimesinden türetilmiş Kifos ve Cepha / Ciphas isimleriyle değiştirilerek şehir "Mağralar Şehri" ya da "Kayalar Kenti" anlamına gelen Arapça ve "Hısnı Keyfa" denilmiştir. "Hısn-ı keyfa" adı Osmanlılar zamanında Hısnıkeyf, halk arasında da Hasankeyf şekline dönüşmüştür.Burada Hasankeyf'i panoramik olarak gördükten ve gereki bilgilerinin aktarılmasından sonra Batman üzerinden Diyarbakır`aulaşıyoruz. Önemli bir kültür şehri olan Diyarbakır tarihi, yaşadığı dönemde büyük uygarlıkların kültürel ve ekonomik dağıtım merkezi olarak kabul edilmiştir. Doğu-batı ve kuzey-güney ticaret yollarının en önemli kavşak noktalarının üzerinde bulunan Diyarbakır hem İslamiyet öncesi, hem de İslamiyet`ten sonraki dönemlerde kaybolmayarak günümüzde de özelliğini koruyan bir şehirdir. Ulu Cami, Hasan Paşa Hanı, Dört ayaklı minare, Cahit Sıtkı Tarancı Evini gezdikten sonra alacağımız akşam yemeği molamızın ardından Diyarbakır Havalimanına hareket ediyoruz. Sun Express Havayollarının İzmir için saat 23:05'te kalkış yapacak uçağı için C.IN etkinlikleri yapıldıdan sonra İzmir için hareket ediyoruz. Saat 01:15'te İzmir Havalimına iniş yapacak olan uçağımızdan valizlerimizi alarak, bir daha ki KUŞADASI TOURS - Biz KAÇAR seyahatlerinde buluşmak üzere iyi kalmakla ayrılıyoruz.
Turistik Doğu Ekspres ile seyahatimiz , KARS - ERZURUM arası 4 saatlik keyifli bir yolculuktur.
4 gün - 3 geceDoğubayazıt - Tuz Mağaraları - Çıldır Gölü - Ani - Sarıkamış - Kemaliye - Divriği - Sivas - Ankara
6 gün - 5 geceDoğu Ekspres Trenin de pulman koltukda Kars'dan Erzuruma muhteşem manzaralar eşliğinde yolculuk
3 gün - 2 geceNemrut Dağı - Halfeti - Göbeklitepe - Dara Ören Yeri - Hasankeyf
4 gün - 3 geceErzurum - Palandöken Kayak Merkezi - Sarıkamış - Kars - Çıldır - Ani Ören Yeri - İliç Kemaliye - Divriği - Sivas - Ankara
5 gün - 4 gece